TEKSEN KOLEJİ - Ergenlik
 
Ergenlik
 

Ergenlik dönemine giren genç, hem bedensel hem de duygusal anlamda değişimler geçirir. Bu durum davranışlarına da yansır. Onu anlayabilmek için, geçirdiği değişim sürecinin özelliklerini bilmeniz gerekir.

FİZİKSEL GELİŞİM DÖNEMİ

Genel olarak kızlarda 12- 14 yaş buluğ, 14 yaş sonrası ergenlik; erkeklerde 13-15 yaş buluğ, 15 yaş sonrası ise ergenlik dönemi olarak nitelendirilir.

Büyüme tüm vücutta farklı hızlarda meydana gelir. Önce eller ayaklar; yüzde önce burun ve çene büyür.

Gövde en son gelişen bölümdür. Bu yüzden kollar ve bacaklar ile gövde arasında bir uyumsuzluk gözlenir.

Fiziksel Gelişim Genci Nasıl Etkiler

Bedenindeki değişiklik, gencin ilgisini kendi dış görünüşüne yoğunlaştırır. Sık sık ayna karşısında bedenlerindeki değişimi incelerler.

Genç, oluşan değişikliklere karşı, olumsuz düşüncelere sahiptir. O dönemde çirkin olduğunu düşünür ve çevresindeki insanlardan utanır.

Duyduğu bir söz, bir yorum gencin kaygılı, endişeli ya da neşeli olmasını sağlayabilir.

Genç, kendisini çirkin olarak değerlendiriyorsa bütün bakışları, mimikleri veya sözcükleri çirkinliğine delil olarak algılar; eğer genç kendisini güzel buluyorsa aynı şekilde bunları güzelliğiyle ilgili veriler olarak algılar.

Gelişim sürecinde doğal olan sivilceler, gençler için karşı cinsle aralarında engel olarak görülür.

Kiloda meydana gelen artış, genci endişelendirir ve özellikle kızlarda bu doğal gelişmeye karşı, rejim yaparak zayıflamaya çalışma, kilo verme ve güzelleşme çabası ortaya çıkar.

Anne- Baba İçin Ergenlik Dönemi Nasıl Geçirilmeli

  1. Anne- Baba meydana gelecek değişikliklerle ilgili bilgilendirilmeli, genci bu döneme daha önceden hazırlamalıdır. Böylelikle çocuğunun yaşayacağı kaygıları en aza indirgemeye çalışmalıdır.
  2. Bedeninde oluşan değişimleri, şaka ve alay konusu yapmak gencin ilerleyen zamanlarda da kendisiyle ilgili olumsuz düşünmesini sağlayarak, gençte kalıcı hasarlar bırakabilir.
  3. Bu dönemde, gencin önce elleri ve ayakları büyüdüğü için, genç ellerini ve ayaklarını kontrol etmekte zorlanır. Bu durum gençte sakarlığa neden olur. Anne-Baba bu durumu anlayışla karşılamalı ve genci eleştirmekten uzak durmalıdır.
  4. Anne-Baba bu dönemde, çocuğun ilgi alanlarını ve yeteneklerini keşfetmesini sağlamalı ve genci doğru yönlendirmelidir.

DUYGUSAL GELİŞİM DÖNEMİ

 Bu dönemde çoğu genç hikaye, şiir yazarak veya günlük tutarak duygularını ifade etmeye çalışır. Bu davranışlar ergenlik döneminde gencin, duygusal yoğunluğunu dışa vurma şeklidir.

Bu dışavurumlarda, istikrarsızlık gözlenebilir. Çok neşeli ve mutluysa, bir anda içe kapanık hale gelebilir. Bu dönemde hayalleri, gelecekle ilgili planlarıyla ve istekleriyle ilgili olur.

Bu dönemde hem kızlarda hem erkeklerde, yalnız kalma isteği oldukça fazla gözlenir.

Karşı cinse karşı sevgi ve aşk gibi duyguların bu dönemde artması, genel bir durumdur. Fakat çok beğendiklerini düşündükleri bir şeyi, kısa bir süre sonra beğenmedikleri gibi istikrarsız duygular gözlemlenebilir.

Okul ve meslek seçimi, üniversite sınavı, dış görünüşle ilgili kaygılar, özgüven, aile ve arkadaş çevresiyle ilgili kaygılar, bu dönemde oldukça yoğun olarak görülür.

Ergenlik döneminde genç de, anne-baba da zor bir süreç geçirir. Anne-Baba çocuğuna nasıl davranması gerektiğini bilemez ve kafası karışmış bir şekilde gence yaptırım uygulamaya çalışarak aralarındaki ilişkiyi çıkmaza sokar. Böyle bir durumda, soğuk kanlı ve bilinçli davranması gereken ebeveyndir. Anne-Baba bu konuda yardım isteyerek ve bilgi edinerek gençle daha sağlıklı bir iletişim kurulabilir, bu zor dönemi daha mutlu ve huzurlu bir aile ortamı içinde geçirmeyi sağlayabilirler.

Ergenlikte yeni bir disiplin anlayışı belirlemelisiniz
Disiplin çocuk yetiştirmenin önemli bir parçasıdır ve ergenlik döneminde çok daha büyük bir önem kazanır. Çocuklar başka kişilerle bir arada yaşarken kendilerine güven duymaları ve kendilerini güven içinde hissetmeleri için disipline ihtiyaç duyarlar.

En iyi disiplin ise çocuğa kendi kendini disipline etmeyi öğreten disiplindir. Anne-babalar sık sık disiplin ile cezalandırmayı karıştırır ve ikisini aynı anlamda kullanırlar. Oysa disiplin ve ceza birbirinden çok farklıdır.

Çocuğunuz ergenlik dönemine girdikten sonra da, eskiden kullandığınız disiplin yöntemlerinden farklı bir yaklaşım uygulamanız gerekir.
Neden yaklaşımınızın değişmesi gerekir?
Ergenlik size bağımlı ve çoğunlukla sizi memnun etmek isteyen çocukların hızla bağımsızlık kazandığı ve sizden çok kendisini düşünmeye başladığı bir dönemdir.

Bazı değişimlerin üstesinden gelmek hem sizin açınızdan, hem de ergen çocuğunuz açısından zor olabileceği için bu dönem her zaman kolay atlatılmaz.

Bu dönem anne-babaların ergen çocuklarına yavaş yavaş kendi sorumluluklarını almalarına yardım etmeleri gereken bir dönemdir.

Ergenlik döneminde çocuğunuz sizin değerlerinizi bazen reddebilir ve kontrol etmeye ve onu etkilemeye çalışmanızdan dolayı kolaylıkla öfke ve gerilim yaşayabilir.

Dış dünyayı test ederken, kendi yaşamlarını idare etmenin yeni yollarını keşfederken ve ergenlik döneminin iniş-çıkışları ile mücadele ederken zaman zaman bağırma, mantıksız davranışlar, isyan ve gözyaşları olması beklenir.
NE YAPABİLİRSİNİZ?
İlişkinizi güçlendirin
Öncelikle kızınız ya da oğlunuzla aranızdaki ilişkiyi güçlendirmeye çalışmalısınız, aranızda sağlam bir ilişki olmadan hiçbir disiplin yönteminin başarıya ulaşması mümkün değildir.

Sık sık bazı şeyleri onun belirlediği şartlar çerçevesinde görüşmeniz gerekebilir. Kendi fikrinizi kabul ettirmeye çalışmak yerine çocuğunuzu dinlemeye çalışır, onun için önemli olan konulara ilgi gösterirseniz iyi bir başlangıç noktası yakalamış olursunuz.

Ergen çocuğunuza güvenmeniz ilişkinizin önemli bir parçasıdır. Her ikinizin de karşılıklı olarak bu güveni kazanması gerekir. Kendinize sık sık ergen çocuğunuzun yeni duygularla baş etmeye çalıştığını ve davranışının sizin yardımınızı gerektiren bir mutsuzluktan kaynaklanabiliyor olabileceğini hatırlatın.

Sağlam sınırlar koyun

Ergenlerin de bazı kurallara ve sınırlara ihtiyacı vardır. Bu kural ve sınırları çocuğunuzla birlikte belirlerseniz, kendisinin de seçim şansı olduğunu hissetmesini ve kural ve sınırlara daha iyi uymasını sağlayabilirsiniz.

13 yaşındaki bir çocuk için koyulan sınırların 15 ya da 17 yaşındaki bir çocuk için uygun olmayabileceğini unutmayın.

Belli ölçüde risk almasına izin verin, ancak güvenliğini her zaman ön planda bulundurun. Hem çocuğunuz ev dışındayken güvenliğini sağlayacak kuralları, hem de evdeki davranışları ile ilgili kuralları belirlemeniz gerekir.

Aynı yaşta çocuğu olan başka ailelerin ne gibi sınırlar koyduklarını öğrenin. Eğer sizin tutumunuz diğer ailelerin çoğundan çok farklıysa çocuğunuzun sizinle işbirliği etme şansı azalır.

Kuralları bir krizin ortasındayken, özellikle de ergen çocuğunuz yanlış bir davranışından dolayı sorun yaşarken belirlemeyin.

Ergen çocuğunuz kendi yaşamını idare etmeyi öğrendikçe sınırları da aşamalı olarak kaldırın.

Kurallara uymadığı zaman ne olacak?
Kuralların ihlal edilmesi hiçbir kuralın olmaması gerektiği anlamına gelmez. Kurallar ihlal edildiğinde daha önceden üzerinde dikkatle düşündüğünüz bazı sonuçların uygulanması gerekir.

Bu sonuç ne olursa olsun, ergen çocuğunuz cezalandırıldığını düşünerek, size karşı gelebilir, ancak hiçbir şey yapmamanız bir dahaki sefere çok daha zor bir durumla karşılamanıza neden olabilir.

Hemen tepki göstermek yerine, nedenleri düşünün. Öncelikle ergen çocuğunuzun anlatacaklarını dinleyin.

İhlal edilen kurala uygun sonuçlar belirleyin. Örneğin eve belirlenen saatten geç gelmesi durumunda bir dahaki sefere genel olarak izin verdiğiniz zamandan daha erken gelmesi gibi.

Yalnızca uygulayabileceğiniz sonuçlar belirleyin ve bunların sayısının çok fazla olmamasına özen gösterin.

Ergen çocuğunuz bir kuralı ihlal ettiğinde sonucunun ne olacağını önceden net bir şekilde bilmelidir. Ancak belirlediğiniz sonuçların ergen çocuğunuzun deneme arzusunu önleyecek derecede ağır olmamasına da dikkat etmelisiniz.

Çabucak bitirilebilecek ve ergen çocuğunuza yeniden deneme şansı verebilecek sonuçlar belirleyin. Örneğin bugün eve geç geldiğin için yarın seni daha erken alacağım, ya da yarın evde kalacaksın, gibi.

Beklentileriniz makul olsun

Anne-babalar ergen çocukları için çok zahmet harcadıkları duygusunu yaşayabilir ve en makul anlaşmalara bile uyulmamasından dolayı incinebilirler. Bu normaldir ve test etmesinin bir parçasıdır. Aşırı tepki vermemeniz daha yerinde olacaktır.

Ergen çocuğunuzun aileye katkıda bulunduğunu, ailenin bir parçası olduğunu ve yükü paylaştığını hissetmesi için ev işlerine yardım etmesini isteyin ve adil bir sorumluluk paylaşımı konusunda ısrar edin.

Görevlerini sık sık hatırlatmanız gerekebileceğini unutmayın. Ancak bunu yaparken sık sık “evde her şeyi onun yaptığı” ya da “sürekli angaryalarla uğraştığı” gibi sözler duymaya da hazırlıklı olun.

Sınır ve kuralları belirlerken hangi nedenlere dayandığınızı da düşünün. Örneğin koyduğunuz kural ve sınırlar gerçekten makul mü, yoksa sadece siz o şekilde yetiştirildiğiniz için bu kuralları koymuş olabilir misiniz?

Kendi kendinize söyledikleriniz ergenlik sorunları ile baş etmenizde asıl farkı yaratacaktır. Örneğin “bu davranışına tahammül etmek zorunda değilim” diye düşünmeniz aranızdaki mücadelenin devam etmesi olasılığını artırırken, “çocuğum şu anda zorlanıyor, bu durumu düzeltecek en iyi yöntemi bulmak için uğraşmam lazım” şeklinde düşünmeniz ortamın sakinleşmesi ve daha yapıcı çözümler üretme şansınızı artırır.

Çocuğunun davranışı kontrolden çıkıyorsa veya şiddet söz konusu oluyorsa, bir uzman yardımı ve desteği almalısınız.
Sizin yaklaşımınız belirleyici olacaktır

Ergenler sınırları test edeceklerinden, her şeyin her zaman planladığınız şekilde olmayabileceğini bekleyin.

Okuldaki sosyal aktiviteler, özel partiler gibi özel olaylar olduğunda makul ve esnek davranmaya çalışın.

Sınav ya da kız/erkek arkadaşından ayrılması gibi stresli zamanlarında anlayışlı davranın.

Güvenliği ile ilgili bir durum söz konusu olduğunda, tutumunuzu kararlılıkla sürdürmelisiniz.

Kuralların ihlal edilmesini karşısında sergilediğiniz tutum önemli. Siz kendinizi kaybederseniz, ergen çocuğunuz da kendini kaybeder. Ergen çocuğunuzun 10 dakika gecikmesini büyük bir olay haline getirmeniz herkes açısından gereksiz bir çatışmanın yaşanmasına neden olur. Bu gibi durumları büyük bir olay haline getirmemeniz ve belirlediğiniz sonuçları uygulamayı, kuralların daha ciddi biçimde ihlal edildiği zamanlara saklamanız daha yerinde olacaktır.

Ergen çocuğunuza sürekli geçmişte yaptığı hataları hatırlatmanız yararlı olmaz. Ergen çocuğunuza hata yaptıktan sonra yeniden deneme şansı vermelisiniz. Hepimiz hata yaparak öğreniriz.

Şiddet söz konusu oluyorsa uzman yardımı alın.

SON HATIRLATMALAR
Beklentilerinizi kontrol edin, beklentileriniz gerçekten makul mü?
Belirlediğiniz sonuçların uygulanmasını gereğinden fazla uzatmayın. Aksi halde amacına hizmet etmekten çıkar.
“Mücadeleden” galip çıkmanın sizin için ne kadar önem taşıdığını düşünün. Önemli konulara odaklanın ve önemsiz durumları görmezden gelin.
Ergen çocuğunuzu sevdiğiniz halde, zaman zaman öfkelenmenizin veya davranışlarından, yaptığı şeylerden hoşlanmamanızın mümkün olabileceğini unutmayın.
Ergen çocuğunuzun daha önce kuralları ihlal ettiği zaman yaşadığınız olumsuz duyguları biriktirmeyin.
Kendinize özen gösterin. Destek alın, başkaları ile konuşun ve arada sırada kendinizi “suçlu” hissetmeden kendinize zaman ayırın.
Kendinizi bırakmayın. Çocuğunuzdan vazgeçmeyin. Unutmayın, çocuğunuzun sahip olduğu en iyi kaynak sizsiniz.

 
 
Bu Site TEKSEN KOLEJİ Tarafından Almedia Reklam Ajansına Yaptırılmıştır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz; Belge, bilgi ve döküman alınması, kullanılması veya yayılması yasaktır.